ALKALİ SU
Alkali Su ve Alkali Yaşam Sağlığın Temeli!

 

Alkali yaşam biçimi aslında hiç birimizin yabancı olmadığı bir beslenme tarzı. Hem Türk mutfağı hem de bizlerin damak tadı Alkali olmaya çok uygun. Alkali beslenecekseniz, otlarınızı, sebzenizi, birki çaylarınızı eksik etmeyeceksiniz. Tabi ki en önemli Alkali faktör ise su. Günde en az 1.5-2 lt su tüketen bireyler olmamız lazım, ve bu suların muhakkaktır ki Alkali özellikte olması lazım, neden mi? Hadi bir göz atalım.

Son yıllarda hep duyar olduk Alkali Su, Alkali yaşam diye. Biz Türkiye’de ilk bunu Dr. Ayşegül Çoruhlu’dan duyduk, Dr. Yasemin Bradley ‘den duyduk. Ender Saraç’tan duyduk, Ahmet Maranki’den duyduk, Osman Müftüoğlundan duyduk, Dünya Sağlık Örgütünden duyduk, Japon bilimadamlarından, doktorlarından duyduk.. BMS olarak duydukk ve sizlere sunduk. Aslında Uzakdoğu’nun yaşam iksiri olarak biliniyor Alkali, Alkali su olmayan sudan sayılmıyor. Hatta gelişmiş ülkelerde Alkali suyun dereceleri bile var, marketlerde satılırken Alkalillik derecesine bakıp öyle satın alıyorsunuz. Az alkali ya da çok alkali diye.

Türkiye’de Alkali ise BMS ile tanınmaya başlandı. Hatta BMS ile anılmaya bile başlandı. Ender Saraç’ın Kanaltürkteki programında Alkali su anlatılırken BMS Alkali sıvısının ismi geçer oldu. Gazeteler haber yaptı artık tüm Türkiye biliyor. İlk ve tek olarak BMS’de bulunan Alkali su tam bir sağlık mucizesi.

Peki nedir alkali su ve neden önemlidir? Hastalığa karşı nasıl korur? Bilimsel açıklamalar nedir?

Bundan 15-20 sene evveli  hatırlayanlar vardır elbet. O zamanlarda doğal, gübresiz, ilaçsız yiyeceğe ulaşmak zor değildi. Tarladan, bahçeden, üreticiden, pazardan alınan yiyecekler hormonlu ya da GDO’lu olmazdı. Yurtdışında bilinmeyen ürünler piyasaya sunulmazdı. Şimdilerde ise artan nufüs ve çalışma hayatının zorluğundan dolayı yiyeceklere kolay ve çok miktarda ulaşım gerekiyor. Bu nedenle günümüzde besinlere direk ulaşmak için, gittiğimiz marketlerde besinler ambalajlı satılıyor. Ambalajlı besinler içlerinde doğal olmayan maddeler mutlaka içerirler. Hiç yoktan ambalaj ila temas halinde bulunmaları bile besinlerin yapısındaki doğallığı bozmaya yeterlidir.

Bir besin alırken içerisini okuyun, şeker, glukoz, aspartam, sitrik asit, askorbik asi, E320, E235 vb doğada bulunmayan maddeleri göreceksiniz. Bu maddeler vucüt için gerekli olmayan, vücudu yoran, sıkıntıya sokan ve bu nedenlerden ötürü vücudu ASİTLENDİREN maddelerdir. Sadece besinler değil, stres, iş ortamında gerginlikler, hava kirliliği, hareketsizlik gibi dış etkenler de vücutta asitlenmeyi arttırır.

İlk doğduğumuz andan itibaren vücudumuz asitlenmeye başlar. Halbuki insanoğlu ALKALİdoğar. Vücudumuzda biriktirdiğimiz asitler hücre ölümüne, ya da hücrelerin evrim geçirmesine neden olurlar. Asitlenme kan dolaşımını engeller, böbrek çalışmasını yavaşlatır, karaciğeri yorar. Başımızın ağrımasından tutun da, sivilcelerimize, kramplardan tutun da gribe, aftlara, zor iyileşen yaralara, kansere kadar tüm hastalıkları tek bir nedenle açıklayabiliriz.  İsimleri ve belirtileri istedikleri kadar farklı olsun, özünde tek bir nedene bakarlar ASİTLENME! Genetik hastalıklar da Asitlenmeye bağlı olarak erken ortaya çıkabilir.

Peki vücut asitlendi ne olacak?

Vücut ne kadar  asitlenirse o kadar da alkali yapmak gerekir ki sağlığımızı koruyabilelim. Örneğin, bir bardan kola içtiğimizde aldığımız asidi temizlemek için 30 bardak alkali su tüketmemiz gerekir. Ya da baklava yediğimizde, tatlıyı, akşam yemeğini fazla kaçırdığımızda mutlaka Alkali su ile takviye yapmamız gerekir. Ancak bu şekilde vücut kendisini düzene sokar ve sağlığını muahfaza eder.  

Özellike Ramazan aylarından Alkali su tüketimini arttırmak gerekir. Çünkü 1 bardak içilen Alkali su, 10 bardak normal suya eşdeğer güçtedir. Ramazan bu sene de yaz aylarına tekabul ediyor, bu da vücuda su alımı en üst seviyeye çıkarmamız gerektiğine işaret. Yaz aylarında terleme yoluyla çok su kaybediyoruz gün içerisinde de sıvı alımı yapamadığımız için iftardan sonra 3-4 bardak içilen alkali su tüm vücudu 30 bardak su içilmiş gibi rahatlatır, ertesi güne daha sağlıklı ibadet etmenizi sağlar.

Alkali su pH değeri 7’nin üzerinde olan sudur. Şu anda BMS Alkali filtresi ile Avrupa’nın en yüksek pH değerine sahip suyunu elde etmeniz mümkün. Suyunuzun pH’ından emin değilseniz, kendiniz de ölçebilirsiniz. Bir turnusol kağıdı, ya da pH sıvısı (BMS Sıvısı olarak da biliniyor) kullanarak renk sklası ile karşşılaştırabilirsiniz.

Ender Saraç programında Alkali Suyun yağ yakımını kolaylaştırdığı, hücre korunmasına katkıda bulunduğunu ve de Alkali suyun dünyadaki en kaliteli sıvı olduğunun altını çiziyor. Alkali suyu içmenin ve elde etmenin en sağlıklı yolu ise arıtma filtresi kullanmak. Çünkü alkali su her zaman taze olarak arıtılıp tüketilmelidir. Bekleyen suyun içerisinde maddeler ve alkalilik seviyesi durgun suda kaybolur. Bu nedenle şişe su ve damacana suların pH sayısı, alkalilik derecesi yanıltıcıdır. Sizde internetten yapacağınız kısa araştırmalar ile bu sonuçlara erişebilirsiniz.

BMS tüm cihazlarının ölçümlerini yapıyor, her sene üniversitede ve araştırma labaratuarlarından düzenli olarak testlerini yaptırıyor. Güvenilir su için, su en önemli kaynagımızdır, insan susuz yaşayamaz. Bu nedenle hayati sıvınızın kaynagını iyi bilin ve bilinçli su tüketin!

 

 

 

 

"Mevcutta İthal Edilen Su Artıma Cihazı Metal Su Tanklarının %100 Yerli Olarak Üretime Geçilmesi"